Sosyal hayatın düzen içerisinde akıp gidebilmesi için kurallara ihtiyacı vardır. Kural dediğimizde, düzen dediğimizde ilk akla gelen hukuk kurallarıdır. Ancak sosyal hayatta düzen sağlayan başka kurallar da mevcuttur. Bu kurallar:
Sosyal hayat içerisinde insanların başkalarına ya da kendilerine karşı nasıl davranılması gerektiğini düzenleyen kurallardır. Objektif ve subjektif olarak ikiye ayrılır.
Olaylar karşısında toplumun çoğunluğunun yöneldiği ortak davranışlardır. Görgü kurallarının diğer adı adabımuaşeret kurallarıdır.
Allah tarafından peygamberler ve kitaplar aracılığıyla gönderilen kurallardır. Uhrevi ve dünyevi olarak ikiye ayrılır.
Gelenek göreneklerdir. Devamlı ve tekrarlanan kurallar örf-âdet kuralı hâline gelmiştir.
Toplum düzenini sağlayan, devlet gücüyle desteklenen kurallardır. Diğer kurallardan farkı yaptırımının maddi olmasıdır.
Toplumsal hayatta kişilerin diğer kişilerle, kişilerin bireylerle olan ilişkilerini düzenleyen maddi yaptırımlı kurallar bütünüdür.
Yoksul duruma düşecek olan alt soy, üst soy ve eşe yapılan yardım.
Sosyal hayatı düzenleyen kurallara uyulmadığında karşılaşılan tepkidir.
Sosyal hayatı düzenleyen kurallara uyulmadığında karşılaşılan tepki aşağıdakilerden hangisidir?
Maddi yaptırım, hukuk kurallarına uyulmadığında karşılaşılan tepkilerdir. Maddi yaptırımda devlet otoritesi vardır. Bu yüzden daha caydırıcı ve etkilidir. Maddi yaptırım türleri şunlardır:
Suçun yaptırımıdır. Suç varsa ceza vardır. Suçun türüne göre uygulanacak cezalar da farklılık gösterir.
Hukuka aykırı idari işlemlerin yetkili makamlarca kaldırılmasıdır.
Şekil veya hukuka aykırı işlemler geçersiz sayılır.
Borç ödenmediğinde devlet zoruyla tahsil / yerine getirme.
Haksız fiil sonrası zararın giderilmesi.
Aynı eylem farklı kurallara göre değerlendirilebilir.
Bir işlemin hukukun aradığı emredici unsurlara uygun olmaması, ahlak ve kamu düzenine aykırı olması o işlemi butlana tabi kılar. Butlan, mutlak ve nisbi olmak üzere ikiye ayrılır.
Hukukun aradığı şekil şartına ya da hukukun kendisine aykırı işlemler geçersiz sayılır. Yokluk, butlan ve tek taraflı bağlamazlık olarak üçe ayrılır.
Hukukun bir işlem için öngördüğü ana kurucu unsurlara uyulmadan, şekil şartı dikkate alınmadan gerçekleşen işlemler yokluk hâlindedir.
İrade sakatlığı (hata, hile, ikrah – tehdit) ile yapılan işlemdir.
Gerekli kurucu unsurların bulunmasına rağmen hukuki sonucun doğması için tamamlayıcı bir unsur sonradan gerçekleşmelidir. Aksi hâlde işlem tek taraflı bağlamaz.
Gazetede hakkında çıkan asılsız haber ile satışları düşen ve itibarı zedelenen bir firma, gazeteye hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilir.
Hukuk kurallarına aykırı olarak yapılan idari işlemlerin yetkili mahkemelerce ortadan kaldırılmasına iptal denir. İptal davası, idare mahkemesinde açılır ve idari yargı yoluna tabidir.
İdarenin işlemlerine karşı açılan davalar iptal davası ve tam yargı davası olmak üzere ikiye ayrılır.
Hukuk kuralları, emredici (bağlayıcı) ve yedek (tamamlayıcı/yorumlayıcı) olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Emredici kurallar değiştirilemezken, yedek kurallar tarafların aksini kararlaştırabileceği kurallardır.
İdari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptali için açılan davadır. Görevli mahkeme: İdare Mahkemesi. Yargı yolu: İdari yargı.
İdari işlem veya eylem nedeniyle zarar gören kişinin, uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için açtığı davadır.
Tarafların aksini kararlaştıramayacağı, değiştirilemez kurallardır. Kamu düzeni, genel ahlak ve zayıfları koruma amacıyla konulurlar.
Tarafların sözleşmede belirtmediği veya öngöremediği hususları tamamlayan kurallardır. Aksine hüküm konulabilir.
Tarafların iradelerini yorumlamaya yardımcı olan kurallardır. Sözleşmede açıkça düzenlenmemiş konularda yol gösterir.
Tarafların aksine kararlaştırabileceği kurallardır. Tamamlayıcı ve Yorumlayıcı olmak üzere ikiye ayrılır.
Tarafların sözleşmede belirtmediği, söylemediği veya kararlaştırmadığı hususları tamamlayan kurallardır. Eksik bir ifadeyi doldurur.
Eksik bir hüküm yoktur; ancak belirtilen husus yeterince açık değildir. Tarafların iradesini yorumlamaya ihtiyaç duyulur.
Bir kavramın ne olduğunu açıklayan kurallardır. Genellikle “-dır, -dir” ekleriyle biter ve “Nedir?” sorusuna anlamlı cevap verir.
“Evlilik, resmî evlendirme memuru önünde yapılmalıdır.” cümlesi tanımlayıcı değil, emredicidir. Çünkü “yapılmalıdır” bir zorunluluk bildirir, “nedir?” sorusuna cevap vermez.
📌 Özet Tablo: Mevzu = Yazılı kaynak | Pozitif = Yazılı + Yazısız kaynak | İdeal = Olması gereken | Tarih = Geçmişte yürürlükte olan
Hukuk kaynakları; Yazılı Kaynaklar, Yazısız Kaynaklar ve Yardımcı Kaynaklar olmak üzere üçe ayrılır. Ayrıca Normlar Hiyerarşisi ve Boşluk Türleri de hukukun uygulanmasında temel kavramlardır.
Hukukun temel yazılı metinleridir. Başlıca yazılı kaynaklar şunlardır:
Yazısız Kaynaklar:
Yardımcı Kaynaklar:
Örf ve âdetin hukuka konu olabilmesi için üç unsur taşıması gerekir:
İçtihad Birleştirme Kararı: Mahkemelerin aynı konu için verdiği farklı kararların yüksek mahkeme tarafından tek bir kararda birleştirilmesidir. Bu kararlar bağlayıcıdır.
Normlar Hiyerarşisi (NORMALİYERARŞİSİ):
1) Hukuk Boşluğu: Yazılı ve yazısız kaynakta (pozitif hukukta) somut olaya uygulanacak bir hüküm bulunmaması durumunda hâkimin hukuk yaratarak doldurduğu boşluktur.
2) Kanun Boşluğu: Sadece yazılı kaynakta somut olaya uygulanacak hüküm bulunmamasıdır.
Önemli Uyarı: Örf ve âdetin hukuka konu olan ceza hukukunda hâkimleri yazılı kaynaklar bağlar.
Kanun boşlukları Kural İçi, Açık (Gerçek) ve Örtülü (Gerçek olmayan) boşluk olarak ayrılır. Hukuk dalları ise Kamu Hukuku, Karma Hukuk ve Özel Hukuk olarak sınıflandırılır.
Kanun koyucu tarafından bilerek, isteyerek bırakılan boşluk türüdür. Hâkim takdir yetkisini kullanır.
Bu boşluğun nedenleri:
Gerçek boşluk (Açıktı Boşluk): Kanunda somut olaya uygulanacak hiçbir hüküm yoktur.
Gerçek olmayan boşluk (Örtülü Boşluk): Kanunda hukuki olaylara ilişkin uygulanacak hüküm bulunmasına rağmen, bu hükmün yetersiz ya da adaletsiz bir durum yaratacağı düşünülüyorsa oluşan boşluktur.
Alt Dalları:
Alt Dalları:
Alt Dalları:
Kamu hukukunun önemli alt dalları Vergi Hukuku ve Ceza Hukuku'dur. Aşağıda bu iki dalın temel kavramları, ilkeleri ve suçun unsurları detaylı olarak açıklanmıştır.
Vergi: Devletin gerçek ya da tüzel kişilerden zorla ve karşılıksız aldığı ekonomik değerdir.
Konulara Göre Vergi Türleri:
Devletin Elde Ettiği Diğer Gelirler:
| Kanunlilik (Tipiklik) | Maddi (Hareket) | Manevi (Kusurluluk) |
|---|---|---|
| Kanunsuz suç ve ceza olmaz | İcra | İhmal | Kast | Taksir |
Kanunlilik: Suç ve cezalar ancak kanun ile konulabilir. Yürütmenin düzenleyici işlemleri ile ceza konulamaz.
Suçun manevi unsuru Kast ve Taksir ile açıklanır. Ayrıca suç ve cezaya ilişkin Anayasal ilkeler, İdare Hukuku, Anayasa Hukuku ve İnsan Hukuku (İcra/İflas) bu bölümde ele alınmıştır.
Suç ve Cezaya İlişkin Anayasal İlkeler:
3) İdare Hukuku
Kamu kurum ve kuruluşları ile bu kuruluşların birbirleriyle ve bireylerle olan ilişkilerini içeren kamu hukuku dalıdır.
4) Anayasa Hukuku
Devletin şeklini, yapısını, organlarını ve kişilerin temel hak ve hürriyetlerini düzenleyen hukuk dalıdır. Anayasa hukukunun kaynağı 1982 yılında yürürlüğe giren T.C. Anayasası'dır.
Mahkeme kararlarının devlet zoruyla yerine getirilmesini sağlayan ve bu konudaki kuralları ile borçlanan, zamanında ve rızaları ile yerine getirmeyen borçlulara karşı alacakların, devlet kuvvetinin yardımıyla alacaklıların elde etmesini düzenleyen hukuk dalıdır.
Bu bölümde Yargılama Hukuku (Usul), Devletler Genel Hukuku ve Özel Hukuk alt dallarından Medeni Hukuk ile Kişiler Hukuku detaylı olarak ele alınmıştır.
Mahkemelerin yargı görevini yerine getirirken uyguladıkları yol ve yöntemlerle ilgili hukuk kuralları yargılama hukuku içinde yer alır.
Yargılama hukuku, ceza yargılama hukuku, medeni yargılama hukuku ve idari yargılama hukuku gibi alt bölümlere ayrılır.
Devletler ve devlet ile o devletin vatandaşı olmayan kişilerin konularını içeren kamu hukuku alt alanıdır.
Uluslararası hukukun kaynakları:
Medeni hukukun bölümleri:
Medeni hukukun bölümleri dörde ayrılır: kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku
Kişiler hukukunun konuları: kişi, kişi türleri, kişiliğin başlangıcı ve sona ermesi, kişi ehliyetleri, kişi hakları, hekimlik kişiler hukukunun konusuna girer.
Kişi Türleri:
Gerçek kişiliğin Başlangıç Anı: Sağ ve tam doğumdur.
Gerçek kişiliğin başlangıcı, hak ehliyeti, fiil ehliyeti, erginlik koşulları ve kısıtlılık halleri bu bölümde detaylı olarak açıklanmıştır.
Hak Ehliyeti
1) Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmak
Makul hareket edebilme yeteneğidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilme yeteneğidir.
Ayırt etme gücünün varlığını engelleyen hâller:
2) Ergin Olmak
Erginlik, yaşın gerektirdiği sorumlu davranışlarda bulunmaktır.
a) Normal erginlik
18 yaşını doldurulması ile kazanılır.
c) Mahkeme kararıyla erginlik
15 yaşını dolduran bir çocuğun, kendi isteği, çocuğun menfaati, ailenin rızası, mahkemenin onayı ile mümkündür.
Kısıtlılık hâlleri:
Fiil ehliyeti türleri dört tanedir: Tam Ehliyetliler, Sınırlı Ehliyetsizler, Tam Ehliyetsizler ve Sınırlı Ehliyetliler. Aşağıda her bir tür, tanımı ve ayırt edici özellikleriyle birlikte verilmiştir.
Kıyının rızası ile kısıtlılık, yaşlılık, sakatlık, deneyimsizlik, ağır hastalıktır.
Yasal temsilcisinin izni olsa bile aşağıdaki eylemleri yapamazlar:
Not: Verilen metinde yukarıdaki dört ehliyet türü (Tam Ehliyetliler, Sınırlı Ehliyetsizler, Tam Ehliyetsizler, Sınırlı Ehliyetliler) defalarca tekrarlanmıştır. Yukarıda her bir tür tek bir kere açıklanmış, tüm özgün ifadeler ve uyarılar (vakıf, bağış, kefil yasağı gibi) aynen korunmuştur.
Gaiplik, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya uzun süre kendisinden haber alınamaması durumunda, mahkeme kararıyla kişiliğinin sona erdirilmesidir. Aşağıda gaipliğin türleri, şartları, hüküm ve sonuçları ile kişiler arası hak ve iyi niyet kavramları açıklanmıştır.
Hukukta iki şekilde kaybolma vardır.
1) Ölümüne daha güde bakılacak bir tehlike ilgisine kaybolma:
2) Kişinin kendisinden uzun zamandır haber alınmaması
3) Galpık için:
Galpık Kararının Hüküm ve Sonuçları
Hukuk düzeni tarafından kişilere sağlanmış menfaatlerdir.
Haklar aslen veya devren kazanılır. Hukuki olay, fiil ve işlem ayrımı ile özel ve kamu hakları bu bölümde açıklanmıştır.
Aslan Kazanma
Devren Kazanma
Hukuki Olay: Hukuk düzeni tarafından kendisine sonuç bağlanan olaylar.
Özet: Doğum, ölüm
Özet: İntihar teşebbüsü
Hukuki fiilde irade aranır. Kendi irademiz ile yaptığımız eylemler bize hak kazandırır ya da kaybettirir.
Özet: Satım sözleşmesi
Hukuki işlemde birden fazla irade vardır. Hukuki işlem olması için karşılıklı irade açıklaması dışında, hukuki bir sonuç da doğurması gerekir.
Haktan, özel haklar ve kamu haktan olmak üzere ikiye ayrılır. Özel haktan dört bölümde incelenebilir:
1) Niteliklerine Göre Özel Haktan
2) İnsan Hakları: Belli kişilere karşı ileri sürülebilen haktan dır. Önceden kişilere karşı ileri sürülemez.
Özel haklar; konularına, devredilebilirliklerine ve hukuki etkilerine göre sınıflandırılır. Ayrıca haklar, kişinin kendi eliyle veya devlet eliyle korunur.
Malvarlığı hakları:
Parayla ölçülebilen bütün haklardır.
Kılıflık hakları:
Kılıflı insan, resmi, maddi ve manevi vazıf bütünlüğü üzerindeki haklarıdır.
Devredilebilen haklar:
Hukuki bir sözleşme ya da miras yolu ile değiştirebilen haklardır.
Devredilemeyen haklar:
Hukuki bir sözleşme ya da miras yolu ile değiştirmesi mümkün olmayan haklardır.
Yenilik doğurucu haklar (İnşal hakları): Kullanılması ile yeni bir hukuksal ilişki yaratan (kurucu yönelik doğurucu), mevcut bir durumun değiştirilen (değiştirici yönelik doğurucu) ve mevcut bir durumu ortadan kaldıran (bozucu yönelik doğurucu) haklardır.
a) Meşru maddalara (Haklı savunma): Kişinin kendisi ya da yakınlaşmanın onayı veya malum tehlikeden korumak için giriştiği maddafadır. Meşru maddalarda saldırının ya da tehlikenin devam ediyor olması gerekir.
b) Zaruret hâlî (zetrar hâlî): Bir kimsenin kendisinin ya da yakınlaşmanın onayı ya da malum tehlikeden korumak için olayla ilgisi olmayan açıdan kişinin malına zarar vermesi
c) Kurvet kullanma: Bir hakkı elde etmek için veya o hakkı saldırına karşı korumak için hak sahibinin kullandığı güçtür.
a) Talep hakkı
b) Dava hakkı
Hakların devlet eliyle korunması (talep ve dava), tüzel kişilik (kamu/özel), tüzel kişiliğin başlangıç ve sona erme şekilleri ile kişiler arası hısımlık (kan ve soy bağı) bu bölümde açıklanmıştır.
a) Talep hakkı: Hakların idareden talep edilmesi
b) Dava hakkı: Talep hakkının mahkeme önünde kullanılmasıdır.
Kamu Hukukunda Tüzel Kişi
Özel Hukukta Tüzel Kişi
Bildirim sistemi: Kurucuların iradelerini açıkladıkları an.
İzin alanları: Devletin ilgili tüzel kişilik için izin alınmasıdır.
Tescil: Tüzel kişiliğin doğabilmesi için resmî sicil tescil andır.
İnsan (Dağılımı)
Fon (Dağıtılmış)
Gerçek kişiler arasında kan bağı ya da sözleşmeden doğan yakınlık ilişkisidir.
Kan Hısımlığı
Aile hukuku, medeni hukukun aileye ilişkin konuları düzenleyen alt dalıdır. Nişanlanma, evlenme, boşanma, velayet, soybağı, mal rejimleri ve hısımlık gibi konular bu kapsamda yer alır.
Nişanlarına, evlilik, başvurma, velayet, soybağı aile hukukunun konulandırır.
Aileye ilişkin konularla ilgilenen, medeni hukukun kapsamı içinde yer alan bir hukuk dalıdır.
Aile hukukunun başlıca konuları:
D seçeneği soybağı, aile hukukunun konusuna gitmektedir. Hısımlık, kişiler hukukunun konusuna girerken soybağı, aile hukuku'nun konusuna girer.
Nişanlarına: Evlenme vaadiyle olur. Nişanlarına, yasal temsilcilerinin nişanlılık rızası olmadıkça kaçığa veya kısıtlıya bağlanmaz.
Evlenme: Tarafından evlilik birliği oluşturmak için yaptıkları hukuki işlemdir.
Evlenme Ehliyetinin Koşulları
Olağan evlenme yaşı: 17 yaşının doldurulması (Ailenin izni ile mümkündür.)
Hısımlıkta derece bulunurken gerçekleşen doğumlar sayılır. Her doğum bir derecedir. Yukarıdaki örnekte hala verilmiştir. Ayge halsı ile aynı ortak kökten gelmez. Hala varsa baba vardır. Babadan Ayge ve uluşsız. Haledan da Esra'ya ulaşır. 4 doğum gerçekleşmiştir. Aynı ortak kökten gelenler birbirine yan soydur (kardeşimiz ve kardeş çocukları, amca hala, dayı, teyze). Soru kökünde (veylikten bahsetmediği için tam kan olacaktır.
Özel hukukun önemli alt dallarından Miras Hukuku, Eşya Hukuku ve Borçlar Hukuku bu bölümde ele alınmıştır. Ayrıca borç ilişkisinin unsurları ve temel ilkeler açıklanmıştır.
Oluşturduğu evlenme yapı: 16 yaşının doldurulması (Mahkeme izni ile mümkündür.)
Sağır ve dilsizlerde bu yaşlara +3 eklenir.
Bir kişinin ölmesi durumunda para ile oluşabilecek hak ve borçların, malvarlığının kimlere ne oranda ne şekilde geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır.
Taşınır ve taşınmaz mallar konu olan medeni hukuk alt dalıdır.
Kişiler arasındaki borç ilişkisini düzenleyen özel hukuk alt dalıdır.
Borçlu – Alacaklı = Edim
Borçlar; hukuki işlem, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme olmak üzere üç kaynaktan doğar. Ayrıca irade ile irade açıklaması arasındaki uygunsuzluklar (muvazaa, irade bozukluğu) ve borç ilişkisinde ispat yükü (inkâr, itiraz, def'i) bu bölümde ele alınmıştır.
Borcun Kaynakları
Hukuki İşlem √ Haksız Fiil √ Sebepsiz Zenginleşme
1) Hukuki İşlem
Hukuki bir sonuç doğurmak üzere tarafların karşılıklı yaptıkları irade açıklamasına sözleşme denir.
İcap: Teklif: İrade açıklamalarından önce yapılan icap denir.
Süreli İcap: İcap belli bir süre ile sınırlıysa buna süreli icap denir.
Süresiz İcap: Teklif belli bir süre ile sınırlanmamışsa buna süresiz icap denir.
Kabul: İcaba verilen olumlu yanıtlardır.
Hukuka aykırı fiil – Haksız fiil – Zarar – Tazminat
Bir kimsenin mal varlığında haklı bir sebep olmadan diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalmasıdır. Sebepsiz zenginleşmede taraflardan biri haklı bir sebep olmadan zenginleşirken diğer taraf aynı oranda fakirleşir. Sebepsiz zenginleşmede borç iadedir.
a) Muvazaa (Gizli İşlem): İrade ile irade açıklaması arasında bilerek isteyerek yapılan uygunsuzluklardır.
Mutlak muvazaa: Satış
Nisbi muvazaa: Bağışlama
b) İrade Bozukluğu: Bir kimsenin iradesi ile irade açıklaması arasında bilinmeden, istemeden oluşan uygunsuzluk.
Borç ilişkisinde İspat Yükü
Borçlar; ifa, tecdit, ibra, takas, birleşme ve kusursuz imkânsızlık gibi nedenlerle sona erer. Aşağıda her bir sona erme nedeni, tanımı ve örnekleriyle birlikte açıklanmıştır.
İfa: Borcun yerine getirilmesidir.
Tecdit (Yenileme): Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi.
İbra: Alacaklının alacağından vazgeçmesi, borçlunun da bunu kabul etmesidir.
Takas: İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel (vadesi gelmiş) ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Birleşme: Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer. Ancak, üçüncü kişilerin alacak üzerinde önceden mevcut olan hakları birleşmeden etkilenmez.
Kusursuz İmkânsızlık: Borcun ifasının mümkün olmamasıdır. İfa borçlunun kusuru dışında imkânsız hâle gelmiştir (doğal afet).
Ticaret hukuku, ticari işletme, tacir, esnaf, kıymetli evraklar, sigorta, şirketler ve deniz ticareti gibi konuları kapsayan özel hukuk dalıdır.
Ticari İşletme Hukuku: Ticari işletmenin tanımı, kuruluşu, yönetimi gibi hususları inceler.
Tacir: Bir işletmeyi kısmen dahi olsa işleten gerçek ya da tüzel kişidir.
Esnaf: Ancak kendi geçimini sağlayacak gelir elde eden, beden gücü ile çalışan, bilfiil işinin başında olan gerçek kişi.
Kıymetli evraklar: Bono, poliçe, çek, hisse senedi, tahvil, konşimento gibi emre, nama ve hamile senetleri inceleyen hukuk dalıdır.
Sigorta: İleride doğabilecek risklere karşı alınan tedbirlerdir.
Şirketler Hukuku: Şirketleri ve bu şirketlerin işleyişini inceleyen hukuk dalıdır.
Deniz Ticareti Hukuku: Deniz yoluyla yapılan ticaret ilişkilerini inceleyen ticaret hukuku alt dalıdır.
Devletler özel hukuku; vatandaşlık, uyrukluk, yabancılar hukuku ve kanunlar çatışması gibi konuları kapsayan özel hukuk dalıdır.
Vatandaşlık: Gerçek kişileri devlete bağlayan bağdır.
Uyrukluk (Tabiiyet): Kişileri ve şeyleri devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır. Kişilerle kastedilen gerçek ve tüzel kişi, şeylerle kastedilen gemi ve uçaklardır.
Yabancılar Hukuku: Bir ülkede bulunup o ülkenin vatandaşı olmayanlara yabancı denir. Yabancıların hangi haklardan yararlanacağı konularına yabancılar hukuku bakar.
Kanunlar Çatışması: Yabancı unsurları taşıyan özel hukuk ilişkilerinde ortaya çıkan anlaşmazlığın çözümünde hangi ülkenin kanunlarının geçerli olacağı ve hangi ülkenin mahkemesinin yetkili olacağı konularına bakar.
Anayasa'nın ilk dört maddesi, devletin temel niteliklerini ve değiştirilemez hükümlerini belirler. Bu maddeler değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Anayasa'nın 5 ila 9. maddeleri, devletin temel amaç ve görevlerini, egemenliğin kaynağını, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini düzenler. Bu maddeler devletin işleyişinin temel taşlarıdır.
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
Anayasa'nın 10. maddesi kanun önünde eşitlik ilkesini, 11. maddesi ise Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğünü düzenler.
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Anayasa'nın 17 ila 40. maddeleri, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, koruma mekanizmalarını ve bu hakların sınırlanma koşullarını düzenler. Aşağıda her madde ayrı bir kartta sunulmuştur.
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen; mahkeme kararı, kanuni yükümlülük, küçük ıslahı, akıl hastası vb. tedbirler dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak hakim kararıyla tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir.
Yakalanan veya tutuklanan kişiye sebepler derhal yazılı veya sözlü bildirilir. En geç 48 saat (toplu suçlarda 4 gün) içinde hakim önüne çıkarılır. Yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişiler makul sürede yargılanma ve serbest bırakılma isteme hakkına sahiptir. Hürriyeti kısıtlanan kişi, yetkili yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulur, hakim 48 saat içinde kararını açıklar, aksi halde el koyma kalkar.
Kişisel verilerin korunması: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulur, hakim 48 saat içinde kararını açıklar, aksi halde el koyma kalkar.
Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulur, hakim 48 saat içinde kararını açıklar, aksi halde karar kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet, Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
Bu hürriyetler, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı, başkalarının şöhret veya hakları, özel ve aile hayatı, meslek sırları veya yargılama görevinin gereği gibi amaçlarla sınırlanabilir.
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, yayımı engellememek kaydıyla, sınırlama sayılmaz. Şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1, 2 ve 3. maddelerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde, yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.
Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat şartına bağlanamaz.
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında 26 ve 27. maddeler uygulanır.
Devletin güvenliğini, bütünlüğünü tehdit eden veya suça teşvik eden yayınlardan sorumluluk doğar. Dağıtım, hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili merciin emriyle önlenebilir. Yetkili merci kararını 24 saat içinde hakime bildirir, hakim 48 saat içinde onaylamazsa karar hükümsüz kalır.
Yargılama görevi nedeniyle hakim kararıyla yayım yasağı konabilir.
Süreli veya süresiz yayınlar, hakim kararıyla veya yetkili merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı 24 saat içinde hakime bildirilir, 48 saat içinde onaylanmazsa hükümsüz kalır.
Suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderede genel hükümler uygulanır.
Süreli yayınlar, Anayasa'ya aykırı yayımlardan mahkum olma halinde mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde karar verilir.
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti, millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak ve başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme veya yakalama gerektiren hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci derneği faaliyetten men edebilir. Bu karar 24 saat içinde hakim onayına sunulur, hakim 48 saat içinde kararını açıklar, aksi halde idari karar kalkar.
Bu hükümler, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir. Vakıflar hakkında da uygulanır.
Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Bu hak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da aynı kural uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından kanunla istisnalar getirilebilir.
Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir.
Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.
Anayasa'nın 41 ila 65. maddeleri, sosyal ve ekonomik hayata ilişkin temel hakları, ödevleri ve Devletin bu alandaki yükümlülüklerini düzenler. Aşağıda her madde ayrı bir kartta sunulmuştur.
Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilere burs ve diğer yardımları yapar, özel eğitime ihtiyacı olanları topluma kazandıracak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Yabancı diller kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
Devlet, toprağın verimli işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.
Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir.
Ancak, tarım reformu, büyük enerji ve sulama projeleri, iskân projeleri, yeni ormanlar yetiştirme, kıyı koruma ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Taksitle ödeme halinde süre 5 yılı aşamaz, taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli her halde peşin ödenir.
Taksitlendirmelerde ve ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır.
Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.
Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.
Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı, millî güvenlik, kamu düzeni, suç önleme, genel sağlık, genel ahlak ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.
Bu madde hükümleri, sendikal faaliyetlerin serbestçe yürütülmesine ilişkin esasları düzenler.
(Not: Kullanıcı tarafından sağlanan metinde 52. madde içeriği yer almamaktadır. Anayasa metninde sendikal faaliyetlere ilişkin düzenlemeler bu maddede yer alır.)
İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, emeklilere yansıtılması, Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.
Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda, ertelemenin sonunda uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Taraflar anlaşarak da Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiç bir şekilde engellenemez.
Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur.
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.
Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.
Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.
Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
Anayasa'nın 66 ila 74. maddeleri, vatandaşlık, seçme ve seçilme hakları, siyasi partiler, kamu hizmetlerine girme, vatan hizmeti, vergi ödevi ve dilekçe hakkı gibi siyasi hak ve ödevleri düzenler.
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Yurt dışındaki vatandaşlar için kanun uygulanabilir tedbirleri belirler.
18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Silah altındaki er ve erbaşlar, askeri öğrenciler, taksirli suçlar hariç ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler oy kullanamaz. Ceza infaz kurumlarında oy kullanma tedbirleri Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir.
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir. Seçim kanunlarındaki değişiklikler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için 18 yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü savunamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler, savcılar, yüksek yargı mensupları, memur statüsündeki kamu görevlileri, işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yüksek öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olmaları kanunla düzenlenir. Kanun, bu elemanların merkez organlar dışında parti görevi almalarına cevaz veremez. Yüksek öğretim öğrencilerinin üyeliğine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Devlet, siyasi partilere yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardım, üye aidatı ve bağışların esasları kanunla düzenlenir.
Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi partiler ticari faaliyetlere girişemezler. Gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gerekir. Anayasa Mahkemesi, partilerin mal edinimleri, gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunu denetler, Sayıştay'dan yardım alır. Kararları kesindir.
Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Tüzük ve programın 68/4'e aykırı olması halinde temelli kapatma kararı verilir. Eylemlerden ötürü kapatma, partinin bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin tespiti halinde karar verilir.
Anayasa Mahkemesi, kapatma yerine Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakma kararı verebilir. Temelli kapatılan parti bir başka ad altında kurulamaz. Kapatmaya sebep olan üyeler 5 yıl süreyle başka partide kurucu, üye, yönetici olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruklu olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.
Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir.
Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve TBMM'ye yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
TBMM Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
Kamu Başdenetçisi TBMM tarafından gizli oyla 4 yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının 2/3'ü, üçüncü oylamada salt çoğunluk aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilir.
Bu hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşu, milletvekili seçilme yeterliliği ve seçim dönemine ilişkin Anayasa hükümleri aşağıda özetlenmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen
genel oy ile seçilirler.
Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Üyelikle bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.
Meclis çalışmalarındaki oy, söz ve düşüncelerden dolayı sorumlu tutulamazlar. (Ancak, Divan teklifi ve Meclis kararı ile bu kaldırılabilir.)
Siyasi parti gruplarınca dokunulmazlıkla ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
Başkanlık Divanı tespiti → Genel Kurul kararı ile düşer.
Kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesi ile düşer.
Komisyon raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
1 ay içinde toplam 5 birleşim günü katılmayana, Başkanlık Divanı tespiti ile Genel Kurul üye tamsayısının salt çoğunluğu (301) ile karar verir.
Md.84/1, 84/3 veya 84/4'e göre düşme veya dokunulmazlığın kaldırılması kararı alınması.
İlgili milletvekili veya bir başka milletvekili iptal isteminde bulunabilir.
Ödenek ve yollukların en çok 3 aylık kısmı önceden ödenebilir.
Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tekliflerinin Mecliste görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.
Kabul edilen kanunları 15 gün içinde yayımlar.
Yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, TBMM'nin bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmalar, 1. fıkra hükmüne tabidir (TBMM onayı zorunludur).
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.
Divan: Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip üyeler, İdare Amirleri.
📌 Parti gruplarının üye sayısı oranında kurulur. Parti grupları Başkanlığa aday gösteremez.
Başkanvekillerinin, Katip Üyelerin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.
TBMM, çalışmalarını kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür.
TBMM, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az 1/3'ü ile toplanır.
Açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
TBMM; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.
Belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir.
Toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında 106. maddenin 5., 6. ve 7. fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.
Milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibarettir. Cevaplanma süresi: 15 gün.
Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usulleri, Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.
Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin TBMM üyeliği sona erer.
Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.
Yasama yılının ilk günü TBMM'de açılış konuşması yapar. Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.
Kanunları yayımlar, tekrar görüşülmek üzere geri gönderir, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar.
Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir. Üst kademe kamu yöneticilerini atar/görevine son verir, atama usul ve esaslarını Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.
Yabancı devletlere temsilciler gönderir, Türkiye'ye gönderilecek yabancı temsilcileri kabul eder.
Milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayımlar.
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.
Milli güvenlik politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır. TBMM adına Başkomutanlığı temsil eder. TSK'nın kullanılmasına karar verir.
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.
Yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.
Kararname ile düzenlenemez:
Kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilir.
Kararnameler ve yönetmelikler, yayımlandıkları gün yürürlüğe girer (aksi belirtilmedikçe).
Ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
Görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.
Hastalık, yurt dışı vb. geçici ayrılmalarda Cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet eder ve yetkileri kullanır.
Görevle ilgili suçlar için görev bittikten sonra da soruşturma usulü uygulanır.
Yüce Divan'da seçilmeye engel suçtan mahkûm edilen görevi sona erer.
Görevle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanır.
Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.
İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu.
Cumhurbaşkanının isteği üzerine:
Yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.
TBMM, üye tamsayısının 3/5 (360) çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.
Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.
Seçimlerin birlikte yenilenmesine karar verilen Meclisin ve Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri, yeni Meclisin ve Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder.
Bu şekilde seçilen Meclis ve Cumhurbaşkanının görev süreleri de 5 yıldır.
Başkomutanlık, TBMM'nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Milli güvenlik ve Silahlı Kuvvetlerin hazırlanmasından TBMM'ye karşı Cumhurbaşkanı sorumludur.
Cumhurbaşkanınca atanan Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Başkan: Cumhurbaşkanı
Üyeler: Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanları.
Gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.
Milli güvenlik siyaseti ile ilgili tavsiye kararları ve görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirir.
Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek durum, seferberlik, ayaklanma, kalkışma, şiddet hareketleri, afet, salgın, ekonomik bunalım hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi 6 ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
Karar, verildiği gün Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün TBMM'nin onayına sunulur.
Cumhurbaşkanının talebiyle TBMM her defasında 4 ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir. Savaş hallerinde 4 aylık süre aranmaz.
Olağanüstü hallerde yükümlülükler, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması/durdurulması kanunla düzenlenir.
İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.
Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde, ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleriyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. Kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahiptir.
Vakıflar tarafından, kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır.
Rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları, YÖK veya üniversite organları dışındaki makamlarca görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversite bütçeleri YÖK tarafından tetkik ve onaylanır, Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezi yönetim bütçesi esaslarına göre işleme tabi tutulur.
Vakıf üniversiteleri, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet üniversiteleri için geçerli hükümlere tabidir.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tabidir.
Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.
Kurumun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri, özlük işleri ve kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya beyanda bulunulamaz.
Hakimler ve savcılar adli ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Nitelikler, atanmalar, haklar, ödevler, aylık ve ödenekler, meslekte ilerleme, görev değişikliği, disiplin, soruşturma, yargılama, meslekten çıkarma, eğitim ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
Hakimler ve savcılar 65 yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler. Askeri hakimlerin yaş haddi kanunda gösterilir.
Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, Resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi 15 üyeden kurulur.
45 yaşını doldurmuş olmak kaydıyla:
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları öncelikle incelenip karara bağlanır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya CBK'nin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
İPTAL KARARLARI GERİYE YÜRÜMEZ
Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Danıştay'ın kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.